Bu haftanın konuğu Av. Yasin Şamlı ve program konusu “Mukayeseleriyle Ceza Hukuku ve Kısas” idi.

Programın önemli noktaları şu şekildeydi:

15032067_1127590287355029_6152429937962727347_n

Hukuk normlarının ve mekanizmalarının koruduğu en önemli değer “İnsan Hayatı ve İnsan Onuru”dur.

“İnsan Onuru”nun korunması evrensel beyannamelerin temelini oluşturur.

İnsan hayatına ve insan onuruna değer veren bir diğer norm ise ” Kim bir nefse veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir nefse kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.”(Maide/32) Diğer hukuk sistemlerinde insan hayatına bu denli değer veren bir hükme rastlamadım.

Hükümde dikkat çeken hususlardan biri bir müslümanı değil bir nefsi haksız yere öldüren denmesidir.

Hükmün hukuka uygunluk nedenleri; birinin öldürülmesi veya fesat çıkarılmasıdır. Ancak fesat sonucu bir kişinin ölümü kısasın uygulanması için şarttır.

İslam hukukunda kodifikasyonun temel kaynağı Kur’an ve sünnettir. Haram kılınan helal, helal kılınan haram sayılamaz.

Fiilin failine kısas uygulanması kaçınılmazdır. Müşterek fail ve azmettirene de kısas uygulanır.

Kısas; kasten öldürme, kasten yaralama ve kasten müessir fiilde bulunma suçlarında uygulanır.

Ceza hukukunda asıl olan suçta ve cezada denklik olmasıdır.

Norveç’teki Breivik Davası’nda 77 kişiyi öldüren fail Breivik 21 yıl hapis cezası almıştır. Burada denklik ve adaletten bahsedilebilir mi ? Kıta Avrupası mahkumun bir ışık görebilmesini benimsemiştir. Müebbet hapis cezası bu nedenle sisteme aykırıdır. Ancak hak ve adalet kavramları sadece sanık için değil; müşteki,mağdur vs. için de geçerlidir ve bu gözardı edilmektedir.

Maide suresi 44,45,47. ayetlerin sonunda Allah’ın(c.c) hükümleriyle hükmetmeyenlerin (ayet sırasıyla) kafirler,zalimler ve fasıklar olduğu belirtilmiştir. Ayetteki kafir kelimesi “örten” manasında kullanılmıştır. Adaleti örtenlerden, zalimlerden ve fasıklardan bahsedilmiştir. Bu ayetin doğruluğu Breivik Davası’nda daha açık bir şekilde görülmektedir.

İslam Hukuku, Fıkıh şahsi kanaatimce; Kur’an ve hadislerden sonuç çıkarılarak hükümlere varılmasıdır. Siz gençler bu sebeple 300-400 yıl önceki olaylardan ziyade, Kur’an ve hadislerden mevcut duruma göre hüküm çıkarabilmelisiniz.

En ufak şüphe kısası düşürür. Olası kast ve taksirle işlenen suçlarda kısas uygulanamaz.

Peygamber efendimiz(s.a.v) zamanında bir sahabenin zırhının çalınması hadisesi vardır. Bu olay üzerine Nisa Suresi 106-115 ayetleri inmiştir. “Düşman” yahudinin hakkı sahabeye karşı korunmuştur.

İslam tarihinde Hz. Peygamber dönemi savaşları, peygamber efendimizin(s.a.v) evinin civarında olmuştur yani savunma maksatlıdır. İslam can kaybını değil yaşatmayı esas almıştır ancak adalet kaçınılmazdır.

Tüm “izm”leri okumuş biri olarak diyorum ki; İslam insanı özgürleştirir. Devlet başkanına, aileye,arkadaşa,eşe,dosta karşı özgürleştirir.

14937474_1127590070688384_3325028987997932826_n

Konuğumuza ve tüm katılımcı arkadaşlara teşekkür ederiz. Bir sonraki hafta farklı konu ve konuklar ile Tea&Talks’ da görüşmek üzere!

Reklamlar